31 Temmuz 2019 Çarşamba

Gotthold Ephraim Lessing - Düzyazı Fabllar - Kitap İncelemesi - Fabl - Dünya Klasiği - Edebiyat


Bugün elim ve ayağım kendi bilincim neticesinde bütün işlerden çekildiği gündür. Ne kartal geldi yücelerden derdin ne dedi, ne de tilki o kurnazlığıyla sorunlarımıza çözüm buldu, insanlar zaten sormazlar. Yaran neredeyse elin oradadır diyorlardı ya hani, benim yaram ruhumda ve avuçlayacak ellerim işi bıraktı.

“Birinin mutluluğu bir diğerinin mutsuzluğudur.” (Alıntı)

Fabl’a kıssadan hisse desek çok daha yerinde bir söylem olurdu. Hayvanların konu edildiği, şiirsel ve genellikle ders verme niteliği taşıyan, ahlaki önermeyi hedefleyen öyküden bozma yazı topluluğudur fabl. Günümüzde aktif olarak pek fabl sanatçılarına rastlamasak da Antik Yunan ve Roma dönemlerinde bu yazım türlerinin pirleri ve öncüleri vardı. En önemlilerden birisi Aesopos’tur. Daha sonrasında La Fontaine fabl yazılarına komiklik katarak halkın beğenisini almakla kalmamış, kendine özgü bir fabl tarzı geliştirmiştir. Tabi bu durum birçok kişi tarafından epeyce eleştirilmiş ve yadırganmıştır.

“Kartala sormuşlar: ''Yavrularını neden yükseklerde büyütüyorsun?''
Kartal cevap vermiş: ''Onları aşağılarda büyütseydim, yetişkin olduklarında güneşe bu kadar yaklaşmaya cesaret edebilirler miydi?'' (Alıntı)

Gotthold Ephraim Lessing Alman asıllı yazar, eleştirmen, şair ve filozoftur. 18. Yüzyılda yaşamış ve edebiyat başta olmak üzere birçok oluşuma önayak olmuştur. Goethe’de dâhil olmak üzere sayısızca kişiyi etkilemeyi başarmıştır. Eseri okuduğunuzda sizde bana yazarın çağdaşımız olduğu konusunda hak vereceksiniz. İçerik olarak günümüzde dahi değişmeyen insan hallerini ve tuhaflıklarını konu etmesi eserin nice yıllar daha gündemde kalacağına işaret etmektedir.

İlk zamanlarda yazım sebebinin ahlak anlayışını benimsetmek olduğunu düşündüğümüz fabl türü zamanla şeklini kaybetmiş, güldürü ya da kurnazlıkla bağlantılı olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Her tür eserin öncelikle insan için yazılmış olması elbette ürünü en tepelere çıkarmaktadır. Daha sonrasında talebin başka edebiyat türlerine kayması ve beklentiyi karşılayacak büyüklükte sanatçıların olmayışı, fabl kültürünü neredeyse bitirmiştir.

“...kartalın özelliği, en küçük sivrisinekleri bile görecek kadar keskin bakışlı, onların peşine düşmeye tenezzül etmeyecek kadar da soylu olmasıdır.” (Alıntı)

Kitabım Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan, çevirisi yerinde ve sayfa kalitesi normalin üzerindedir. Kısa “çevirmen notu” ve “önsöz” ile başlayan eser üç kitap halinde okuyucuya sunulmuştur. Hikâyelerin bitiminde ise “fablların üslubu üzerine” ve “fablların okullarda okutulmasının faydası üzerine” başlıklı, naçizane güzellikle yazar düşüncesi yer almaktadır.

“...sana zarar verebileceklerin senden çekinmesi için senin de onlara zarar verebilmen lazım.” (Alıntı)

Sözün özü; yazarın naif ve şiirsel dili, çevirmenin ise güzel bir çalışma ile dillendirdiği eser gerçekten hem güldüren, hem düşündüren ve hem de ders çıkarılabilecek niteliktedir. Bu sebeple okunulası ve tavsiye edilesidir.

"Benim taklit edemeyeceğim kadar becerikli bir hayvan söyle bana!" diye böbürlendi maymun tilkiye.
Tilkiyse şöyle karşılık verdi:
"Sen de bana, seni taklit etmeyi düşünebilecek kadar zavallı bir hayvan söyle."
Ey ulusumun yazarları!.. Daha açık konuşmam gerekiyor mu? (Alıntı)

Sevgi ile kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder