Fuzuli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fuzuli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2019 Çarşamba

Fuzuli - Leyla ve Mecnun - Kitap İncelemesi - Halk Edebiyatı - Şiir

“Ruhunla temizle yüce aşkının kapısının önünü. O zaman olursun O’nun gerçek aşığı…”* 

Şark geleneği ve geleneğimizde aşkı ayıp sayarız. Daha düne kadar aşk sadece gönül işiydi, ancak günümüz aşkı ayaklar altına alıp bir erkek ve kadın arasında geçen bayağı bir çıkar ilişkisine çevirdi. Sayısız kişiye sorsan aşkı; genel olarak ya Ayşe der ya Fatma, ya Mehmet der ya Hasan. Ancak aşk bu değildir. Bu sebeple bizim çok aşk hikâyemiz vardır ama âşıklarımız çok azdır...

Leyla ve Mecnun hikâyesi – bana göre hikâye değil, hikâyât’tır; hayattır. – daha İslamlaşmamış Arap kabilelerinde bir anlatı – Kadim Arap Masalları - olarak; sonradan ismi Mecnun olan Kays’ın Leyla’yla hüzünlü ve kavuşamadıkları aşklarını konu eder. Anlatı; Kays’ın Leyla’ya söylediği şiirler, söylentiler ve dahası yorumlardan oluşur. Hikâyenin asıl kaynağı Araplardır. Ancak günümüzde hikâye üç farklı toplulukta görülmektedir; Araplar, Farslar ve Türkler. Çok daha dramatik olduğu için benim asıl sevdiğim Leyla ve Mecnun hikâyesi aslında Farslardan çıkanlardır. Keza şöyle bir durumda vardır ki Romeo ve Juliet, Leyla ve Mecnun hikâyesinden daha dramatiktir. Zaten dram Avrupalı, hüzün ise şarklıdır.