Polifonik bir insan olma
mücadelem hava muhalefeti yüzünden askıya alındı ki bunu yapana deli diyorlar.
Neymiş efendim yolun karşısından geçen bir arkadaşına oradan bağırılmazmış.
Sebep ne diye sorduğunda ise adap kuralları, ahlak kuralları, lisans, eğitim,
doktora, yaş gibi birçok zırva sunuyorlar. Belki de ben eğitimli bir deliyim,
bunu bilebilir misin? İşte suskunluğum tamda burada başladı. Ve ben sustuğum
içinde onlar için hastayım. Eee bağıranda deli diyorsun ama susunca ise adam
olmuyor musun? dediğinde “melankolik” deyip deliliğin tam karşıt halini teşhis
ediyorlar bedeninde… Hüzünlü bir adam olup çıkıyorsun.
Aslında bu delilik ve gülme hali
için size çok iyi bir Hippokrates ve Demokritos ile alakalı hikâye
anlatabilirim ancak uğraşmak istemiyorum. Belki bir gün hikâye ederim ve hatta
yeniden okuma şansım olursa Hippokrates’in kitabını, size inceleme dahi yazabilirim.
“Nefret ediyorum, ama ne kadar istesem de, nefret ettiğim şey olmaktan
kurtulamıyorum.” (Alıntı)
