Üzerindekileri çıkar ve
rahatlamaya bak… Hayır, hayır! Çıkar dediklerim elbiselerin değil hani şu
ötekilerine karşı üzerine geçirdiğin roller bütününden bahsediyorum.
Anlayışında bu kadar kıt olamaz, olmalı. Bu gece olmak istediklerimizden
sıyrılıp çıplak oturacağız masaya. Ayrıca şu mutsuzluğunu, birde boyun büken
yalnızlığını da eve gönder, pek bir sinirime dokunuyorlar. Hadi şimdi anlat,
neydi bütün bu olanlar?
Ben Warlich, Gerhard Warlich.
Herkes gibi sıradan bir hayatı idame eden, dışarıdan bakıldığında iyi eğitim
almış ancak iş bakımından aradığını bulamayan milyonlarca insandan bir
tanesiyim. Biraz senim, birazda öteki. Mutlu olması gerekirken mutsuzluğuyla
yoğrulan kişiyim. Senin gibi kitap okuyor, gördüğüm ayrıntılara fazlasıyla kafa
yoruyorum. Hiçbir şey bilmediğim halde her muhabbete girip, her şeyi
biliyormuşçasına yaşıyorum. Aslında yaşantım kötü de denmez. Tıpkı sen gibi ve
senin deyimin ile “ne yerde sürünüyorum, ne de ayağı kalkıyorum.” Ben Warlich,
Gerhard Warlich.
“İki kişiyken yalnız olmak istemiyorum.” (Alıntı)
