Baharları ilk ve son diye
ayırırsak - ki bu ikimizin yaptığı en iyi şeydi – tam tamına yirmi sekiz bahar
geçti. Kabaca bir hesap yapıyorum kendimle de ne çok şey kaybetmişim. Öncelikle
zamanı, sonra anı ve dahasını… Yalnızım şimdi, aslında yalnızlıkta denmez buna.
İnsanın sürekli düşünmesi yalnızlıktan sayılır mı? –Bilmiyorum. Cevap
veremeseler de bazen pencereyle, çoğu zaman masa ve sandalyeyle konuşuyorum.
Dedim ya yalnızım şimdi, kendimle…
Ad ve soyadını okuyup telaffuz
edemediğim, bazen çok güzel sözleriyle karşılaştığım yazarı bu kitabıyla tanıma
şansım oldu. Genelde isminin “Koenigsegg” spor arabalarla karıştırdığım bir
yazar. Kendisi Danimarkalı ve 18. Yüzyılda yaşamış. Felsefe ve türevlerinde
eğitim görmüş, o dallar üzerine kitaplar yazmış. Eserinden anladığım kadarıyla
Antik Yunan ve Roma’ya hâkim, mitoloji sever. Hegel etkilendiği kişilerin
başında gelir. Bazen alaylı, bazen ise başkaca yazarları öven, alkışlayan bir
hali var. Kırk iki yaşında hayata gözlerini yummuştur.
