Bilimi örneklemek için soyut ve
somut kavramlara başvurduğum bu kitabı okurken, soyut bilimin ne kadar gerekli
ve somut bilimin ise ne denli ahmak işi olduğu kanaatini getirdim. Bize gerekli
olan bilim insan yaşamının gereksinimlerini karşılamak ve hayatı yaşanılabilir
kılmaktır. Bu şekilde dingin ve sağlıklı bir hayat sürmemiz mümkündür. Ancak
somut bilim ihtiyaca yöneliktir ve bağlı olduğu zamanı kurtarmakla yükümlüdür.
Ve bilimin kadim arkadaşı sanat. Bilimden pek farkı olmayan ancak yörünge
bulamadığında hiçbir değere aldırış etmeden, yetişkin-genç-çocuk kimsenin
gözünün yaşına bakmadan sapkınlığa davetiye çıkarmanın resmi adıdır. Sanat
sapkınlığı asla meşru kılamaz, sadece insanlar sanatı kullanıp sapkınlığa
çevirirler.
“Artık bir insanın namuslu olup olmadığına değil, bir sanata kabiliyeti
olup olmadığına bakılıyor; bir kitabın yararlı olması değil, iyi yazılmış
olması isteniyor. Parlak zekâ insanı bütün nimetlere kavuşturuyor; erdem ise
hiçbir şeref getirmiyor. Güzel söylevlere yüzlerce armağan veriliyor; güzel
eylemlere ise hiçbir şey verildiği yok. Ama söyleyin, bu akademinin birincilik
vereceği söylevlerin en iyisinin kazanacağı şeref, bu armağanı ortaya koymuş
olmanın şerefiyle kıyaslanabilir mi?” (Alıntı)
