...yarın
korkusuyla yaşamaya devam edip, alanını terk edememek, başkaldıramamak kişinin
özgürlüğüne vurulan en derin ketlerden birisidir. İtaat bekliyorsan
fakirleştir, kafalarına buyruk yaşamalarını istemiyorsan sadece ölmemeleri için
yetecek kadar tayın ver...
Yukarıdaki
cümleyi kitap arasına işlerken henüz tam olarak neyle karşılaşacağımı
bilmiyordum. Ancak ileriki sayfalarda aslında bu cümlenin çok yerinde bir kitap
özeti olduğu kanısına vardım. Çünkü “Kapitalizm” düşmanı Zola 1884 yılının
baharında kitaba kaynak toplamak için greve giren bir madene gitmiş, sıkı bir
gözlem yapmış ve gördüklerini kâğıda düşürmüştür. Bu da hikayenin asparagas bir
kurgu olduğundan çok, gerçek bir hayattan esinlendiğinin izlenimini
vermektedir.
“Kara bir mürekkep kadar yoğun ve karanlık bir gecede, düz ovada, Marchiennes'le Montsou'yu birleştiren ve pancar tarlaları arasında ip gibi uzanan yolda bir adam tek başına yürüyordu.” (Alıntı)
