Bilinmeyen insanı korkutur ve
dahası merakını uyandırır. Ancak korku sevgiyle taçlandırılmadıktan sonra tam
bir iman teşkil etmez. Korkmak kadar sevmekte gerekmektedir. Her dönemin
peygamberi kendi dönemine ait sanatların en iyi erbaplarından olması pek
şaşılası bir durum değildir. Hz. Musa’ya verilen sihir, Hz. İsa’ya verilen tıp
ilmi ve Hz. Muhammed’e verilen şiir üstü bir yazım dili… Bunlar peygamberleri
diğerlerinden ayıran en güzide lütuflardandı ve halkların zorda olsa iman
etmelerini kolaylaştırmak için peygamberler bu Ledün İlmi ile şereflenmişlerdir.
Cehennemin tap tenine – ilk on - baktığımız
zaman şüphesiz birinci sırayı Firavun alır. Hatta Kuran-ı Kerim’de kötü adamın
tasviridir kendisi. Karşısında ise en hayırlı 5 insandan birisi olan Hz. Musa
(Mos). Üstün körü bakıldığında herkesin Hz. Musa hakkında birçok bilgi sahibi
olduğunu biliriz. Birisi “Asa” dan bahseder bir diğeri ise Kızıldeniz’i
böldüğünü söyler. Bu hadiseler kitapta kısmen de olsa doğrudur. Her şeyden
ziyadesi ise Hz. Musa bilge bir peygamberdi. Yani doğayı çok iyi tanıyan, doğa
olaylarına hâkim olan, öğretici bir kişiliğe sahipti.
